Şıpsevdilik başa bela

Çarşamba, Aralık 28, 2016

    Ben iflah olmaz bir şıpsevdiyim sanırım. İçimde o kadar büyük bir sevgi taşıyorum ki bana pozitif elektrik veren insanlara sevgimi vermek istiyorum. Birinden hoşlanmak güzel bir şey de önemli olan gerisini getirebilmek. Şu hayatta sevgililere çok özeniyorum bazen biliyor musun. Derdin tasan oldu mu pat yanında oluyor, sarılmak istediğinde sarılıyor, elini tutuyor sinemada, yolda yan yana yürürken elini tutup seni sıkı sıkı tutuyor. Bütün bunları düşününce insanın aşık olası geliyor. Sevgili olmak dünyadaki en güzel şeylerden birisi bence. Tabii uyum çok önemli bu konuda. Düşünsene sevgilin var ama karşı taraf seni fazla sevmiyor. Ee ne anladım ben o işten? Aşk dediğin şey karşılıklı yaşanmalı. Biri çok sevip öteki az sevince o aşk olmuyor, bağımlılığın ızdırabı oluyor.
   Çok seviyorsun ama karşındaki seni o kadar sevmiyor bi yandan sevgilisiniz tabi. İnsan böyle durumda nasıl mutlu olabilir ki? Bence her iki taraf da eşit sevmeli. En azından sevgilerinden emin olmalı. Bu aralar yine birinden hoşlanıyorum. Aşk insanı aptallaştırır derlerdi de inanmazdım. Ya ama beni de düşün biraz nolursun. Yıl olmuş 2016 ( Hatta 2017 oldu sayılır) hala seveni arıyorum. Daha doğrusu karşılıklı bir şeyler bekliyorum. Gerçekten tek tabanca yaşamak bir yerden sonra zor oluyor.
  Şu sıralar duygusal durumumun dengesi şaşmış vaziyette. Kesin bipolarım var ama çaktırmıyorum. Dün bütün gün sınava çalıştım ve delirdim bilgi yüklenmesinden. Açtım Beyonce şarkısını oynadım deli gibi odanın içinde. Stres atmak iyi geldi bir nebze. Crazy in love şarkısında oynadım bu arada. Dün çalıştığım sınav beklediğimden iyi geçti. Sınav sonrasında epey keyifliydim. Sınavlarım daha bitmedi tabii. Asıl sınavlarım haftaya başlıyor ve deli gibi kaygılıyım. Hazır bugün kendime tatil vermişken yazı yazayım dedim. Biraz da sıkıldım odamda oturmaktan. Konuşacak kimse de yok. Nisbi sınav telaşında şu sıralar. Kafası aşırı yoğun anlayacağın. Gün içerisinde en çok konuştuğum arkadaşım o galiba.
  Sırma ve Grace benimle birlikte fotoğraf çektirdi. Üçümüzün olduğu bir fotoğraf var artık. Önceden olsa deli gibi insanlarla fotoğraf çektirmek isterdim biliyorsun ama artık bu isteğimden vazgeçtim. Çünkü bunun hiçbir önemi yok artık. Sevdicekle fotoğraf çektirdim de noldu? Bakıp bakıp üzülüyorum anca. Gerçi artık unuttum sayılır onu. Olmayınca olmuyor siktir et olm.
  Sırma ve kankası Efsun, ben ve Grace ara sıra bir araya geliyoruz. Grace ile ortak yanlarımız var. İkimiz de Efsun'u sevmiyoruz. Davranışları hoşumuza gitmiyor açıkçası. Bugün Grace bu facebook'tan olayını sordu ona yemekten sonra. Bilmemezlikten geldi. Kardeşim silmiştir diye geçiştirdi ama bu kocaman bir yalan. Ben de aynı masadaydım ve bu konuda konuşmadım çünkü benim için bu bitmiş bir şey. O yüzden önüme bakıyorum. Çocukça şeylerle vaktimi boşa harcayamam, gerçekten. Bunu yolda konuşurken Grace'de söyledim zaten. Ben fikren olgunlaşmamış insanlarla muhattap olmuyorum artık dedim. Gün içerisinde konuştuğum çoğu insan yetişkin sayılır. Dolayısıyla yetişkin gibi davranmasını beklerim konuştuğum kişinin. Dengesiz hareketleri olan insanlarla fazla vakit ayırmıyorum kısacası. En sağlıklısı bu çünkü benim için. Öyle olunca gerçekten konuşmak istediğin insanların önemi daha da artıyor.
   İnsanların birbirine gizli gizli laf sokmasını oldum olası sevmedim. Bunu Nisbi'ye söyledim. O bu işlerde çok iyi çünkü geçmişte kötü arkadaşlıklara maruz kaldı. O yüzden insanlara gizli gizli laf sokmasını çok iyi biliyor. Oturduğumuz mekanda Efsun, Grace'e laf sokmaya çalışıyor. Bi ara Grace ve bir arkadaşımız fotoğraf çekiyorlardı. Sırma fotoğrafa dahil olamayınca bozuldu. Bende o sırada ''Ya bak nasılmış bana yaptığın anladın mı şimdi?'' dedim. İyi demişim dimi. Evet evet hak etti çünkü. Hayatı daha açık bir şekilde yaşama gibi bir amacım var. En azından sözlerim içimde kalıp kalıp beni zehirlemiyor. Mesela bugün annemi mutsuz gördüm. Babamla tartışmışlar. Anneme üzülmeyi bırakmasını söyledim. Eskiden olsa takma falan derdim ama demedim bu sefer. Kendisini üzgün görmek istemediğimi söyledim. Demek istediğim düşüncelerimi daha net ifade edebilmeye çalışıyorum şimdilerde elimden geldiğince.
   Ben galiba birinden hoşlanıyorum. Tabii ki de burada söylemeyeceğim o kişiyi. Her şeyimi buraya anlatmıyorum yani o kadar da değil. Buraya anlatamayacağım şeyler yaşıyorum şu sıralar. Kötü şeyler değil tabi canım aklına öyle kötü şeyler gelmesin. Sadece bana özel durumları yaşıyorum. Birkaç gündür hoşlandığım kişiyle mesajlaşıyoruz. Çok duygusal şeyler söylüyorum karşımdaki benim kadar duygusal değil. Ben farkında olmadan karşımdakine bağlanıyorum galiba. Bu yönümden vazgeçmem gerekiyor. Bak hala mesaj atmasını bekliyorum ama atmıyor. Ona dedim ki sen sevilmek istiyorsan ben seni severim. Daha ne söyleyeyim anacım. Beni mutlu ettiğini söyledim, utandı tabi. Uzun zaman sonra birine karşı böyle duygular beslemek tuhafıma gidiyor. Yalnızlığı kendi içimde çok içselleştirdiğimden olsa gerek.
   Sınavdan sonra Grace ile konuştuk bir süre. Daha sonra sınıftan bir arkadaşım geldi. Kendisiyle yeni tanıştım ve inanılmaz iyi birisi. Enerjisi, sohbeti, gözleri, saçları, gülümsemesi oldukça hoş. Bugün gittiğimiz cafede farklı masada oturacaktı ama ben varım diye benim masama geldi. Bir sevindim anlatamam. Demek ki beni önemseyen insanlar da var. Hatta pişman olmuş benimle geç tanıştığına. Keşke daha önce tanışsaydık ne iyi olurdu dedi. Birlikte diziler ve filmler hakkında konuşuyoruz. Ortak dizi izlediğimize çok seviniyor kendisi. Ben bu kıza Ginny ismini vereyim hadi adı o olsun. Ginny'den iyi bir elektrik aldım. Hoşlandığım kişi o değil bu arada. Ama galiba Ginny benden hoşlanıyor bilemedim şimdi. Birkaç kere konuştuğumuz için bu durumdan tam emin olamıyorum ama ben yanındayken epey neşeli oluyor.
  Bugün ilk defa günüm güzel geçti. Efsun ve Sırma'ya rağmen üstelik. Sırma'ya mesaj atmama rağmen geri dönmedi dün. Belki meşguldür sonradan cevap verir diye düşünüp fazla üstünde durmadım. Zaten o da görmediğini söyledi - ki gördü mesajı mavi tik oldu- ben de fazla uzatmadım konuyu. Efsunla hiç sohbet konusu bile açmıyorum. Kendisi gelip benimle konuşmaya çalışıyor ama yüz vermiyorum. Sürekli birilerine gizli gizli laf sokma derdinde. Aman siktir et nasılsa Haziran'dan sonra yüzünü bile görmeyeceğim insanları anlatmama gerek yok.
   Tuhaf bir gündü anlayacağın. Kendim için söylemek gerekirse daha önce bu kadar iyi geçen bir günüm olmadı. Grace ve Ginny'nin etkisi bunda büyük tabi. Bugün kendimle ilgili bir gerçeği Grace ile paylaştım. Bu duruma şaşırmadı aslına bakarsan. Olumlu da karşıladı hatta. Bunu ona söylemek beni bir nebze olsun rahatlattı biliyor musun. En azından kafamın içindeki tilkileri birazcık olsun susturabildim. Karşılıklı konuşunca daha iyi sağlıklı düşünebiliyor insan. Karşı tarafın da aynı oranda anlayışlı olması gerek tabi. Grace, benimle kaynaşmanın güzel bir şey olduğunu söyledi. Birbirimiz hakkında çeşitli şeylerden konuşuyoruz. Eğlenceli, kafa bir kız ama bir o kadar düşünceli ve iyi birisi. Şimdilik anlaşıyoruz diyeyim. Sırma ile yarı yarıya bir samimiyetimiz var. Bugün film ve dizi konuşurken fransız kaldı konuşmaya. Bunu yapan ben değilim ama yapabileceğim bir şey yok. Ortak bir konuşmaya dahil olmayı deneyebilir. Kendisi film ve dizi sevmiyormuş. Okuduğumuz şey bunlarla ilgili olunca mecbur izlemek zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla konuşmamız gerekiyor izlediğimiz şeyleri yeri geldiğinde. Her zaman değil tabii.
   Şıpsevdi olma konuma gelince. Ben çocukluğumda doyasıya sevilmedim ailem ve arkadaşlarım tarafından. Bu yüzden bunun çok eksikliğini yaşıyorum. Özgüvenim bu yüzden gelişmiyor mesela. Beni anne veya babalar okuyorsa onlara tek tavsiyem evlatlarını sevmeleri. Bu çok ama çok önemli. Ben bunlardan mahkum olarak büyüdüğüm için şimdilerde acısı çok pis çıkıyor. Sevilmek önemli bir şey anlayacağın. Hayatım boyunca da bunu aradım zaten. Hala da arıyorum bunu. Sevgi tek başına yeterli mi peki? İnan orasını bilmiyorum ama sevginin iyileştirici gücüne inanıyorum. Bak bugün Ginny pozitif bir şekilde konuşmasaydı, Grace ile sohbet etmeseydik belki benim için sıradan bir gün olacaktı.
  Kendini seven insanın başkasının sevgisine ihtiyaç olduğu görülmemiş. Sevmek ve sevilmek bu hayattaki en önemli şey bence. Düşünsene sabahları seni düşünen biri var, günaydın diyor, gülümsüyor falan. Off ben iflah olmaz bir romantiğim galiba ya. Çok kötü bir şey bu, bu zamanda. İlişkiler konusunda duygusal taraf oldum çoğu zaman. Çünkü sevmediğim bir ilişkide yer almak doğru gelmedi bana. Birisi tarafından sevilmek istiyorum sadece. Sevgili yapan birinin aklında hep ''Nasılsa sevgilim var. Onun sevgisi bana yeter'' düşüncesi vardır ve bu düşünce onların kalkanıdır aynı zamanda. Ben de aynı düşünceye sahip olarak hayatımı sürdürmek istiyorum.
   Sevince bağlanıyorum. Oysa bu çok yanlış bir şey. Bağımlı olmadan da sevebilmeli insan. Kötü şeyler yaşadığım anlar oldu geçen hafta. Düşünce buhranları geçirdim sık sık. Hayatımdaki memnuniyetsizlikleri sıraladım kendi içimde. İyi hissetmek kitabındaki bir uygulamayı yaptım. Uygulama şöyle; boş bir sayfayı çizgiyle ikiye bölüyorsun. Bir yanına iyi ki ile başlayan cümleleri yazıyorsun diğer tarafa da keşke ile başlayan cümleler yazıyorsun. Ben 12 tane keşkeli 6 tane de iyi kili cümle yazmışım. Bu uygulama kendi içindeki sorunları fark etmeni sağlıyor bir nebze. Bak şipşak psikoloji de anlatıyorum sana burada kıymetimi bil ha.
   Bu konuştuğum kişiyle nereye varırız bilmiyorum. 2017'den tek beklentim mutlu olmak. Çok klişe evet ama buna çok ihtiyacım var. Ama lanet olasıca kötü düşünceler bir türlü peşimi bırakmıyor. Bir türlü kurtulamıyorum bu anksiyeteden. Eve geldiğimde olumsuz düşünceler de aniden üstüme çörekliyor. Başka ne istiyorum? Hmm yazıyorum: Sevgili, Para, sevgi, aşk, üniversiteden mezun olmak, öğretmenlik stajımı sağ sağlim yapmak, daha az kötü düşünmek, ölümü düşünmemek ve yalnızlığı sorun etmemek.
   Aslında götü başı dağıtmak istiyorum. Çok sıkıldım bu monotonluktan. Dans edip stresimi atmak istiyorum çoğu zaman. Hata yapmak istiyorum. Daha sonra bunun büyük bir hata olduğunu fark edip bundan ders almak istiyorum. Hayatım boyunca büyük hatalar yapmadım. Sürekli doğru neyse onu yaptım ama bu durumdan çok sıkıldım. Doğru veya iyi olmak bir süre sonra insanın unutulmasına sebep oluyor. Demek istediğim insan hatalarından ders alarak yoluna devam eder. Ben kendi yolumu kendim bulmaya çalışıyorum. Sarhoş olmak istiyorum ve bundan keyif almak istiyorum. Sarhoş olup sevdiğimle dans etmek istiyorum. Kendi çapımda hatalar yapmak kendi benliğimi daha çok keşfetmemi sağlayacak diye düşünüyorum.
    İleride bugünleri hatırladığımda kocaman bir hiç olarak anacağım büyük ihtimalle. Çünkü benim için yılların bir önemi kalmadı. 2013'den sonrası gözümde hepsi aynı. Hiçbiri yenilik getirmiyor daha da kötüleştiriyor her şeyi. Yine de umut bizim içimizde ve ölene dek bizimle. O yüzden yeni yılı çarçur etmeyelim böyle negatif düşüncelerle. Şıpşevdilik bana yaramış ha, negatif düşünce müşünce diyorum baksana. Bir yanım diyor ki sevgi diye bir şey yok, bu kocaman bir aldatmaca. İnsanlar sadece doyumsuzluklarını tatmin etmek için seviyormuş numarası yapıyorlar sadece. Çünkü insanoğlu doyumsuz bir varlık. Hepimizin kendi içinde bir doyumsuzluğu var. İstedikçe daha çok istiyoruz ve bunun sonu yok. Sevgi de bunun bir uzantısı işte. Öteki tarafım da seni sadece sevgi iyileştirir diyor.
   Bu Şıpsevdilik durumumu Grace'e söyledim. Kendisi de benim gibi aynı sorunu yaşıyormuş. Bu sorunu onunla konuşabilmek güzel. Dediğim gibi farklı fikirlerin olması her zaman iyi oluyor benim için. Sarılma konusunda Moira beni aydınlattı mesela. Onun sözlerini düşünüp hak verdim sonra ve bu konunun üzerinde çok durmadım. Gece kötü rüyalar gördüm umarım hiçbiri gerçek olmaz.
   Bütün yıl kahrımı çektiğin için teşekkür ederim. Yeni yılda daha pozitif şeyler yazmaya çalışacağım tabii anksiyetem izin verirse. Mutlu olduğum anlarda yazamıyorum. Bu yazıyı da yarı mutlu yarı mutsuz bir halde yazdım. Umarım okurken keyif almışsındır. Yeni yılın şahane olur umarım. Tüm mutlulukların seni bulmasını istiyorum. Çünkü şahane birisin. Yaşadığımız her şey geçiyor. Önemli olan olduğumuz gibi kalabilmek. Yeni yılda istediklerini gerçekleştirebilirsin umarım. Ben yeni yılda bol bol gökyüzüne bakmayı düşünüyorum sen de bakmayı dene olur mu.

Kendine iyi davran

You Might Also Like

3 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Ben yazmışım gibi hissettim bazı yerlerinde. Lisede psikoloji hocam hayata geliş amacımı sorduğunda "sevmek ve sevilmek" demiştim, tüm sınıf gülmüştü aşk kadını özlem diye :) 30 yaşıma geldim, dünyadaki en büyük imtihanlarım hep aşk üzerine oldu, olmaya da devam ediyor... bazıları benim için "senin kadar aşk acısı çeken başka biri var mıdır acaba" diyor, ama yapacak bir şey yok. Ne kadar kaçmaya çalışsam da o acıyı yaşıyorum işte..

    kötü rüyaları kafana takma, muhtemelen biraz iyi hissettiğin için bir şeyler kötü gidecek mutsuz olacağım korkusu var bilinçaltında. yeni yılda dileklerinin gerçekleşmesini dilerim...

    yazıların sohbet tadında, tam kahve alıp okumalık. karşılıklı sohbet eder gibi :) tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence o gülenler bile şimdi pişman olmuştur. Doğru bir şey söylemişsin bence. Herkes farklı şekilde sınanıyor bu hayatta. Bizim payımıza da bu düşüyor galiba Özlem. Umarım bu acıyı daha fazla yaşamazsın. Kötü rüyaları genelde nadir görüyorum. Zaten çoğunu da hatırlamıyorum artık. Yine de tuhaf bir his bırakıyor bende bilemiyorum. Umarım dediğin gibi olur.
      Teşekkür ederim güzel düşüncelerin için. ^_^

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe