Ufak delirmeceler ve geriye kalan her şey.

Salı, Mayıs 09, 2017

Son zamanlarda hayata karşı olan beklentilerimi düşürmeye karar verdim. İçimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Havalardan mı yoksa sakinleştiricinin etkisi yüzünden mi bilmiyorum ama içimde çok büyük bir enerji var. Evin içinde kendi kendime dans ederek deliriyorum. Çok canım sıkılıyor. Dizi izliyorum çoğu zaman. Takip ettiğim bir sürü dizi olunca haliyle sezon bitirmek zor oluyor. Bide şimdi yeni yeni diziler çıktı onlara hiç yetişemiyorum.
  Bu yazıyı çok büyük bir enerjiyle yazıyorum. Ayrıca Tolga, Hermione ve Cessie depresif bir yazı yazmamı istemediler. Beni depresif görmek istemiyorlarmış artık. Hele Hermione için artık bu durum kaçınılmaz oldu. Sen tabi bilmiyorsun canım, biz ufak bir blogger buluşması yaptık. Ben hasta halimle gittim buluşmaya. Dur anlatırım sana buluşmayı biraz okuldan bahsedeyim.
   Arkadaşlarımla aram iyi sayılır. Tabi doğum günümü unuttukları için bunu telafi etme gereksinimi bile duymadılar. Ortamda yine farkında olmadan dışlanmaya devam ediyorum. Bu dışlanmayı ilgisizlik olarak yorumlayabiliriz. Evet doğru kelime bu: İlgisizlik. Benim için ilgi çok önemli. Arkadaşlarımdan gördüğüm ilgi enerjimi yükseltiyor. Arkadaşlarım bana karşı çok ilgisiz olduğu için çoğu zaman kendi halimde takılıyorum yine.
  Ginny, Sırma ve Grace bay Yakışıklıdan hoşlanıyor galiba. Çocuğun üstüne o kadar çok düşüyorlar ki bu durum bazen beni sinir ediyor. Geçen gün bahçede oturup sohbet ediyoruz. Çocuğu kafasına toka takıp ''yaa çok tatlı oldu du fotonu çekicem' dedi Ginny. Sırma durur mu o da çekti. Daha sonra ikili fotoğraf çektirmeye başladılar. Sırma, yakışıklıyla Ginny ise polenle fotoğraf çektirdi. Bendeniz Vişne ise onlara baktım. Nankörler beni yine es geçti kadraja alma konusunda. Üzüldüğümü pek çaktırmadım ama bozuldum biraz. Hepsinde de iphone var anam nası bir şey bu. Benim telefonum külüstür olduğu için çıkarıp kendi fotoğrafımı çekemedim. Zaten kamerası tost makinesinden hallice. Sevmiyorum telefonumu. Dizilerdeki zenginler gibi duvara fırlatmak istiyorum ama sonra telefonsuz kalacağım aklıma geliyor, vazgeçiyorum hemen.
  Yakışıklı kendine parfüm sıktı. Bana da teklif etti. Daha sonra kendine parfüm sıktıktan sonra Ginny şak diye çocuğa sarıldı. Çocuk tabi son derece cool bir şekilde durdu. Bana sarılan eden olmadı elbette. Eskiden bu durum gözüme çok batardı ama artık batmıyor. Aman zaten ay sonunda okulum bitiyor neye sinir olabilirim ki. Hepsi geçmişte kalacak nasılsa. Beni sevdiklerini biliyorum ama ortamda ilgilerini yansıtamıyorlar bana karşı. Sırma ile arada anlaşmazlıklarımız olsa da arkadaşlığımı çok seviyor. Her fırsatta bunu söylüyor zaten.
   Anksiyetem için anti depresana başladım. Başlamamla bırakmam bir oldu. O kadar duygusuz biri yaptı ki beni kendimi tanıyamaz oldum. Bir yandan iştahımı kesti, libidomu çok düşürdü ve aşırı umursamaz yaptı. Sevmedim anti depresan meselesini. O yüzden iki gün içtikten sonra bırakma kararı aldım. Benim için duygular çok önemli. Duygularıyla yazı yazan biriyim. Duygularım olmadığı zaman hiçbir şey hissedemiyorum. Böyle yaşamak istemedim. Önceki içtiğim sakinleştiriciyi tekrar kullanabilirim belki. Şu an ilaç milaç içmek istemiyorum. Her sorun olduğunda ilaçlara sığınmaktan bıktım. Hayatta daha önemli sorunları olan insanlar var. Onlar canı istediğinde ilaç içip sakinleştiricinin gölgesine sığınmıyorlar.
  Anti depresan kullanınca asla mutsuz olmuyorsun. Mutsuz bir anını bile düşünemiyorsun, beynin izin vermiyor. Duygusal bir slow bir şarkı dinlemekten bile sıkılıyorsun. Beni bambaşka birine dönüştürmeye çalıştığı için dur dedim. Çok ama çok kötü olursam dönerim belki. Şimdilik iyiyim. Blogger arkadaşlarım, Ezgi, Öznur ile konuşuyorum gün içerisinde. Benim için irtibat halinde olmak çok önemli. Biriyle konuşamayınca deliye dönüyorum. Kendi kendime konuşuyorum daha sonra. Kendi kendine konuşmak çok zevkli bu arada bir ara yapmanı tavsiye ederim. Normal bir arkadaşla konuşmaktan hiçbir farkı yok ya.
   Geçen hafta aşırı hastaydım. Burnumda peçete krallığı kurulacaktı artık o derece. Ateşim çok vardı. Buna rağmen öğretmenlik stajına gittim. Okul winterfell gibi aşırı soğuk. Hal böyle olunca çok üşüyorum. Ben dahil birçok insan hasta okulda. Çok öksürüyorum bir yandan hafif ateşim var. Buluşmayı iptal etmek kafamdan geçti ama önceki buluşmayı da iptal ettirdim. Büyük ayıp olur yani. Hasta hasta ders gözlemledim. Öksürüğüm bir türlü geçmiyor. Daha sonra başımı sıraya koyup dinlenmeye çalıştım. Teneffüste sorumlu öğretmen isterseniz gidin çok hastasınız dedi. Okuldan erken çıktım anlayacağın. Stajyer arkadaşım da ''ne kadar insafsız bu kadın ya. Senin ne kadar hasta olduğunu gördüğü halde saatlerce okulda tuttu.'' dedi. Bu sözlerinden sonra izin verdi zaten.
  Buzlu kahve mahvetti beni. Arkadaşlarımla sergiye gittik. Sergiyi incelemek dışında her şeyi yaptılar. Eserleri sırf fotoğraf çekmek için kullandılar. Getirdiğime pişman oldum anlayacağın. Herkesle sergiye gidilmiyormuş onu anladım. Adam led ışıklarıyla bir paragraf yazmış mesela. Ben acaba burada ne yazmış olabilir diye düşünüyorum Polen hanım 'ya beni şöyle çeksene cool olurum hadi hadi' diyor. Yeni anlayış da bu galiba. Ya sergide elbette anı niyetine birkaç fotoğraf çekilir ama her an da fotoğraf çekilmez ki. Bokunu çıkarmanın anlamı yok. Nankörler benim fotoğrafımı çekmedi bile. Beni de çekin diyorum oralı olmadılar.
   Sergiden sonra beleş wifi bulabilmek için cafeye oturduk. En tuzlu cafelerden birine oturduk bide. Buzlu kahve içtim değişiklik olsun diye, bademciklerimi mahvetti. Zaten içtiğim kahve de bir halta benzemiyordu. Daha iyi soğuk kahve yapan yerler var sonuçta. Fotoğraf çektirdik. Grace ile dertleştik biraz. Onu çok özlemiştim. Aslında ona trip atıcaktım ama Sırma beni son dakika uyardı. Doğum günlerini kutlamazmış Grace. O yüzden trip atma dedi bana. O gün Ara Güler'i gördük. Adam tam önümde arkadaşlarıyla masada konuşuyordu ve ben yanına gidip fotoğraf çektiremedim. Çünkü ters bi insan küfür yemek istemedim. Fotoğraf çektirmeyi çok istemiştim ama ya. Sonuçta fotoğraflarını çok seviyorum. Mal mal adama baktım anca. Of benim bu ünlülere bakma sevdam ne olacak bilmiyorum. Azıcık Taha'dan ders alayım. Çocuk gandalftan imza aldı ya.
   Staj günü çok hastaydım. O gün Tolga ve Hermione ile buluştum. Okuldan erken çıkmam iyi oldu bir nebze. Erken buluştuk. Ben ödevimi çıkarırken onları bekledim. Daha sonra ilk Tolga geldi. En uzun boylu arkadaşım olarak hayatımın ilklerinde yer alıyor kendisi. Böyle bir boy olamaz. Ona sarılmak hem çok güzel hem çok zor. Ee çocuk o kadar spor yapmış, süt içmiş, yüzmüş o kadar boy tabii ki onda olur. Manken gibi boyu var yemin ediyorum.
   Biz tolgayla hermione'yi beklerken biraz konuştuk. Onunla konuşacak çok şey vardı aslında. Yaşadığı trajikomik olaylardan bahsetti. Daha sonra Hermione geldi. Sarıldık ettik gülümseyerek. Sanki haftalık buluşma rutinimizi gerçekleştiriyormuş gibi rahattık üçümüz de. Uzun bir süre yemek yiyecek yer bulamadık. Çünkü ben beşitaşa gelmeyeli yıllar olmuştu. Güzel bir mekan bulmak meğer ne kadar önemliymiş. En sonunda güzel bir yer bulduk. Caddede yürürken youtuber Zena'yı gördüm aksjdbaks Simit sarayında annesiyle oturuyordu. Görmeyi hiç beklemiyordum. Bizimkileri dürtüp aa zena bu bakın diyorum hiç hatırlamadılar. Keşke gerizekalısın şarkısını söyleseydim yoldan geçerken. Çok eğlenirdik.
   Ben hasta olduğum için fazla konuşmalara katılamadım ama o boşluğu güzel kapattı ikisi. Yemek yedikten sonra dondurma yediler. Benim boğazım mahvolduğu için soğuk hiçbir şey yiyemiyordum. O yüzden kahve aldım kendime. Sahilde oturup sohbet ettik bol bol. İnsanın yanında kendisini seven arkadaşları olunca hayat daha güzel oluyormuş onu anladım. İkisi de bana gülerek içten bakıyor. Bu benim için çok değerli bir şey.
   Sahilde bir gölge kenarında günlük hayattan, blogger dünyasından, tolganın aşk hayatından, benim depresif yazılarımdan, mutsuzluğumdan bahsettik. Benim depresifliğim hakkında bu kadar konuşan arkadaşlarım olmamıştı hiç. Haliyle şaşırdım benimle ilgilenmelerine. Depresif yazılarımı okumaktan bıkmışlar. Hatta Hermione ''Acaba yine ne depresif şeyler yazmış diye bakıyorum artık.'' dedi. Çok güldüm. Demek ki alışkanlık olmuş bende depresif şeyler yazmak. Onlara da söyledim ben mutluyken yazamıyorum. Bide öyle mutluluğa pek alışkın bir insan değilim. Çok sıradan bir hayatım var ve bunu iyileştiremiyorum. İyileştiğini sanıyorum ama pek başarılı olduğum söylenemez. Onlarla vakit geçirmek güzeldi benim için. Pozitif olmakla ilgili güzel tavsiyeler verdiler bana. Her zaman pozitif kalamıyorum işte. Terazi burçları gerçekten allahın insanlığa armağanı ya. Bunu o gün daha iyi anladım. Çok düşünceli ve anlayışlı insanlar.
  Haa en önemli olayı unuttum. Spottyle konuştuk. Beni görünce çığlık attı aşırı mutlu oldum. Ne güzel sevindi ya. İlk defa bir arkadaşım beni görünce çığlık attı valla çok şaşırdım. Çok seviyorum onun arkadaşlığını da. Cessie ile şu sıralar aynı dönemden geçiyoruz. Anti depresan hakkında konuştuk bir süre. O da bu konuda tavsiye verdi birkaç tane. Az arkadaşım var ama hepsi benim için çok değerli. En önemlisi arkadaşlıklarına güveniyorum. Benim için güven çok önemli bir şey.
   Eve dönerken metroda tolgayla yıldız tilbe söyledik sldkfnlsd İnsanlar bize garip garip bakıyordu ama aldırış etmedik. Sana değer şarkısını hiç arkadaşlarımla söylememiştim. Benim için güzel bir anı oldu bu buluşma. Benim pozitif kalmamın anahtarı beni önemseyen arkadaşlardan geçiyormuş onu anladım. Okuldakiler hiç böyle davranmıyorlar bana. Mr. Spook bir nebze iyi bu konuda.
  Of okul bitimine yakın arkadaşlarımı çok sevdiğimi fark ediyorum galiba. Ben ve lanet olasıca bağlanma huyum yüzünden çok kötü günler geçireceğim. Okul bittikten sonra boşluğa düşeceğim kesin. Beni sevmeyen vardır belki sonuçta herkesin beni sevmesi mümkün değil. En azından içim rahat kimseye bilerek kötü davranmadım. Kötü davrandıklarımın da sebepleri var.
   O akşam ateşim 40 dereceye çıktı. Babam bir gram ilgilenmedi. Annem alnıma ıslak bez koydu ama yine düşmedi. Bildiğin ateşler içinde yanıyorum. Hastaneye gidip iğne olmam lazım ama adam kılını kıpırdatmıyor. Daha sonra ilaç içip uyudum. Dedim ilaç da düzeltmezse havale geçirir ölürüm. Çok ciddi bir durumdaydım anlayacağın ama kendi kaderimle baş başaydım. Annem dizisini izledi babam tabletini oynadı bense odamda ateşler içinde iyileşmeyi diledim. Gece bi uyandım her yanım su içinde. Terleyip hastalığı atlatmışım çok şükür. Şimdi daha iyiyim. En azından ateşim yok. Keşke ailem bana karşı bu kadar ilgisiz davranmasaydı. Çok büyük bir hayal kırıklığı oldu bunu fark etmek benim için.
   Baloda içip içip azıtmam umarım. En son lise balosunda başıma gelenleri biliyorsun. Yine utanacak anılar yaşamak istemiyorum. Dans ederken gülmezler umarım bana. Hadi evde kimse görmüyor bir şey olmuyor ama dışarıda dans edince ya kendimi kaybedersem. Bir şekilde kontrollü davranmam gerekiyor ama o zaman da eğlenmenin ne anlamı kalır ki ya. Yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim okulun. Ales maceramı anlatmayı unuttum bak sana. Neyse onu da bir sonraki yazıda bahsederim unutmazsam.
Kendine iyi davran

Gökyüzüne bakmayı da ihmal etme

You Might Also Like

16 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Geçmiş olsun 😕, olayları trajikomik anlatıyorsun arada gülmeden edemiyorum 😇. Baloda kimseye rezil olmazsın emin ol herkes senin gibi ya da kötüsü olacak 😂😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Ben de anlatırken bazen eğleniyorum ya iyi oluyor. Gülebildiysen ne mutlu bana. Balo konusunda çoğu arkadaşım benim gibi olacak bence :D Son hallerini düşünemiyorum

      Sil
  2. Bizimle ilgili olan satırları okudukça tebessüm ettim,durdum.Aşırı mutlu oldum Vişne.
    Veeee yazı daha az depresif.İleride tüm yazının mutlu olmasını umuyorum.Ama gerçeekten yazılarını okurken aşırı mutsuz bir Vişne hayal ediyorlardır ama hiç öyle biri değilsin.Çok güzel muhabbet edip,gülüp eğleniyorsun.Hatta biliyorsun seninle çok güzel dedikodu da yapılır.Sadece düşüncesiz insanlara denk gelmişssin o kadar.
    Ayrıca sanki her hafta buluşuyormuşuz gibiydi.Güzeldiii.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa ne güzel tebessüm edebildiysen Hermione. Ben de çok mutlu oldum sizle güzel bir gün geçirdiğime. Depresiflikten kurtulabileceğimi sanmıyorum ya. Bu öyle kolay geride bırakabilecek bir şey değil bence. Biraz mutsuz biraz mutlu bir şekilde yürütüyorum gemimi gidebildiği kadarıyla :D Evet bunu sen söylemiştin o gün. Çok eğlenmiştik ya. Evet o benim kaderim zaten. Hep öylelerine denk geliyorum. Dimi ne güzeldi :>

      Sil
  3. Yazim kabileyetin cok iyi keske bende de senin gibi yazma yetenegi olsa yazilarin oyle akici ki su gibi okuyorum gercekten bu konuda cok sanslisin ilerde bir kitap yazabilirsin ben alip okurum bence onuda guzel yazarsin sen birde dilerim ki hayatinin bundan sonrasi hep mutlu gecer cunku sen mutlu olmayi hakediyorsun ❤😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben fazla bir şey yapmıyorum ya. Hatta artık eskisi gibi yazamıyorum. Ara ara yazıyorum genelde. Kitap yazmayı düşünmedim hiç. Kim alıp niye okusun diye düşündüm hep :D Teşekkür ederim güzel dileklerin için Yume. Hepimiz mutluluğu hak ediyoruz :)

      Sil
  4. Mert yabancı dizilerin den top 10 yazısı yazsan ne güzel olur 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu benim için çok zor olurdu ya çünkü hepsi benim bebeklerim. Aklıma yazdım bu önerini Artemis. Uygun ve keyifli olduğum bir anımda yazmayı düşünüyorum :)

      Sil
  5. Yaa ne güzel buluştunuz, ben eksik kaldım ahahah :( Lanet olsun bu angaraya... Geçmiş olsun Vişne. Bak bu ötekilere nazaran hayli pozitif bir yazı olmuş, artarak devam etsin işallah :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir sonraki gelişinde buluşuruz diye tahmin ediyorum Cessie. Teşekkür ederim. Fazla pozitif kalamıyorum ya ama deniyorum işte :D

      Sil
  6. çok çok geçmiş olsun.. umarım daha iyisindir. Buluşmanız ne kadar güzel bir miktar kıskandım da :) mutlu ve pozitif olmak biraz elimizde vişne. Mutsuzluk için önümüze yığınla sebep yağsa da herşeye rağmen gülmek bize bağlı :)
    fotoğraf çekilme olaylarında dejavu yaşadım resmen..herkes kendini düşünüyor kimse bir başkası için kılını kıpırdatmıyor.. ve evet depresif yazmaaaa artık hayatında meydana gelen güzel küçük ayrıntılara odaklan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Myna. Şimdi daha iyiyim. En azından ateşim falan yok. Biraz da çevremizle alakalı bir şey bence. Ben çevreden çok etkileniyorum maalesef. Henüz o ayrıntılara sahip değilim maalesef. :)

      Sil
  7. bloguna inanılmaz bir şekilde aşinayım. nickini değiştirdin sanırım. yoksa bu kadar tanıdık gelmenin bir izahı olamaz herhalde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet uzun zaman önce değiştirdim :)

      Sil
  8. Vişte biliyorsun ben senı uzun zamandır takip ediyorum, hatta ilk blogumda, lisedeyken çok korkuyordum üni böyle mi olacak diye haha 😂 şükür öyle olmadı benimki. Uzunsuredir de girmiyordum yorum bloguna, seni mutlu görmek beni de mutlu etti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lisedeki kadar çok depresif değilim ya aşıyorum bazı şeyleri artık. İnsan acıya alışmayı öğreniyor zamanla ya da hayat ona öğretiyor. Senin adına sevindim bak. Umarım sorunla karşılaşmazsın. Teşekkür ederim :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe