Sarsıntı

Çarşamba, Şubat 06, 2019

 Günlerdir kendime gelmeye çalışıyorum. Tek başına bütün bunları yapmak o kadar zor ki bazen neden bütün bunlarla uğraştığımı anlamıyorum. İşten ayrıldığımdan beri kendime gelemedim. Gündelik hayatın sıkıcılığı beni ele geçirdi diyebilirim. Hayata karşı artık herhangi bir heyecan taşımıyorum. Beklentilerimi kendi içimde çoktan öldürdüm anlayacağın. Hiçbir şey yapamıyorum. Nefes almak bile zor gelmeye başladı. Günlerdir annem ve babam dışında kimseyle konuşmadım. Bu kadar çabuk unutulmayı ben de beklemiyordum. Keşke yalnızlığımı bu kadar derinden hissettirmeselerdi. Geçen gün Tegan ve Nikita ile buluştuk Bebek'te. Eskisi gibi aidiyet duygusu taşımadığımı fark ettim o gün. Kimseye karşı öyle bir şey besleyemiyorum artık. Fotoğraflarda bile güzel çıkmıyorum üstelik. 
   Buraya geldim çünkü bir şeyler anlatmak istedim. Hayatı yeteri kadar anlamadığımı düşünüyorum. Çevremdekilere karşı da tamamen yabancılaştığımı ve bunu iyileştiremediğimi fark ettim. Araya zaman girdi mi hiçbir ilişki kendiliğinden düzelmiyor. Rüyalarım da o kadar karman çorman ki artık hiçbirini doğru düzgün hatırlamıyorum. Birkaç gün telefonumu ve sosyal hesaplarımı kapattım. Kimse fark etmedi biliyor musun. Şimdi açık olmasına rağmen yine fark etmiyorlar. Sakinleştirici şurupla idare etmeye çalışıyorum ama zihnim, düşüncelerle beni hasta ediyor. Bir an önce ölmek için dua ediyorum çünkü bu ağırlığı taşıyamıyorum. İşten ayrılmadan birkaç gün önce Sevdiceği gördüm. Metroda yanımdan geçerken beni görmezlikten geldi. Kendimi hiç bu kadar küçülmüş hissetmemiştim. 
    İçimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Ne film izleyebiliyorum, ne yazı yazabiliyorum, ne de kitap okurken odaklanabiliyorum. Uzun yürüyüşler bile fayda etmiyor. Grace ile iplerimiz tamamen koptu diyebilirim. Artık yüzünü sadece attığı storylerde görebiliyorum o kadar. Ailemle dışarı çıktık geçen gün. Aramızda konuşacak hiçbir şey kalmadığını fark ettim o gün. Birbirimizden fazlasıyla kopuğuz ve bu durum canımı sıkıyor. Ben de diğer normal bir aileye sahip olmak istiyordum. Bütün bunları düşündüğüm için şerefsiz bir nankör olduğumu düşünüyorum bazen. İçimdeki ses sürekli bunu fısıldıyor. 
    Sorun şu ki hayatımla ilgili ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Kitap okuyup film izlemek beni mutlu etmiyor artık. Tiyatroya gidiyorum ara sıra. Tek başıma gittiğim için pek keyif aldığım söylenemez. Birkaç ay sonra askere gideceğim. Nelerle karşılaşacağımı bilmiyorum ve bunu bilmemek beni düşüne krizine sokuyor. Askerden geldikten sonra xanax alacağım büyük ihtimalle. Aslında şimdilerde de alabilirim ama aile hekimine gidecek zamanı ayarlayamıyorum. Ayaklarım beni oraya götürmüyor. Şimdilik sakinleştirici şurup kullanıyorum. Ailem şurup içtiğimi bilmiyor. Bir ara anksiyete için ilaç kullanmıştım kısmen iyi gelmişti ama kilo aldırdı bana sağolsun. O yüzden onu artık kullanmıyorum. Belki yeniden kullanabilirim emin değilim. 
   Saçlarımı üç numara kestim. Canım çok sıkıldı çünkü. O uzun saçlarımı sürekli görmekten gına gelmişti. Üstelik kesimi de hoşuma gitmemişti. Eskiden olsa oturur ağlardım ama bir damla yaş bile dökmedim bunun için. Saçımın kısalığı beni sandığım kadar rahatsız etmiyor pek. Her şeyin iyi olacağını söyleyen bir arkadaşa çok ihtiyacım var şimdilerde. Kendi kendime bunu söylemekten çok bunaldım çünkü. 
   Geçen ay Duru ile buluştum. O kadar değişmiş ki doğru düzgün sohbet bile etmedi benimle. Üniversiteden başka bir kız arkadaşım daha geldi buluşmaya. İşten ayrılış sürecimi anlattırdı. Sürekli aynı şeyleri anlatmaktan da sıkıldım açıkçası. Kimse ne hissettiğimi bile sormadı. Duru o gün genel olarak sessizdi. Buluşmaya gelmek istemediği açıkça belli oluyordu. Birlikte bir cafeye gidip bitki çayı içtik. Pek fazla konuşmadı. Keyfinin yerinde olup olmadığını sordum bir şey demedi. Ben konu açmaya çalıştıkça o daha fazla ilgisiz davrandı. Neden böyle yaptığını anlamadım açıkçası. Yanından ayrılıp Tegan'ın yanına gittim. Kadıköy'e bir mekana benden önce gittikleri için başta biraz atıştık ama sonra tatlıya bağladık. O akşam hep Cimcime'nin arkasından konuştular. Kendisi hakkında söz sahibi olmadığı için Cimcime'ye üzüldüm biraz. Kızı eleştirmek yerine neden davranışlarını değiştiğini sorgulasalardı keşke. Başkasının arkasından bu kadar sık konuşulmasını doğru bulmuyorum. 
   Her gün aynı şeyleri yaşamaktan o kadar sıkıldım ki bazen 3. sınıf sanat filminin içinde sıkışıp kaldığımı düşünüyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Uyanıyorum, kahve içiyorum, müzik dinliyorum, kitap okuyorum, dizi izliyorum, bitki çayı içiyorum, film izleyip uyuyorum. Beni anlayan insanlarla bir arada olmak ve hiçbir şey düşünmemek istiyorum. Neden bu kadar yabancılaşmak zorundaydık? Neden böyle olmak zorundaydı? Bir gram bile keyfim yok biliyor musun. Boşuna yaşadığımı düşünüyorum sık sık. İşsizlik maaşı da alamadığım için iyice kötü duruma düştüm. Para harcamamak için evden bile dışarı çıkmıyorum. Eskiden her ay kıyafet alır kendime hediye verirdim. Şimdi mağazaların önünden bile geçemiyorum. İşimi çok özlüyorum. Arkadaşlarımla sohbet etmeyi, molalarda üşümeyi, trafiğe sövmeyi özlüyorum. Spora gidecektim ama babam o kadar çok şevkimi kırdı ki gitmekten vazgeçtim. Adamın bir dediği diğerini tutmuyor. Spora yazdırmak istedi beni. Ertesi gün ''Sen spora gitmezsin, paramız çarçur olur. Yol, yemek masraf hep'' gibi şeyler söyledi durmadan. Sinir oldum haliyle. Şimdilerde evde açık hapishanemdeyim. Bir mahkumdan hiçbir farkımın olmadığını hissediyorum. Anlam aramaktan da vazgeçtim. Hiçbir şey iyi gelmiyor artık. Artık yazı yazamıyorum bile. Allah kahretsin

Şarkımız

You Might Also Like

1 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. selam

    seni gizli gizli takip eden var mı? yoksa eğer ben tekim bu konuda demektir. Neden adsız insanların yorumlarına kapalı ki neden?! her yazına söyleyecek çok şeyim vardı ama şimdi hiçbiri aklımda değil. Hepsini de unuttum.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe